Favor’un haftalık sanat bültenine hoş geldin! 💙
Ekim bir görünen bir görünmeyen güneşiyle geldi. Sergi sezonunun Eylül yoğunluğu yerini Ekim'in dinginliğine bıraktı. Fakat şehirde hala keşfedilecek onlarca sergi, hafta sonunu değerlendirmek için de yepyeni rotalar var.
Peki ya henüz bir planın yoksa ve sergiye de yalnız gitmek istemiyorsan?
Favor’daki Sergi Buluşmaları özelliği ile bu hafta sonu gitmek istediğin sergiye birlikte gidebileceğin insanları keşfedebilir, mevcut buluşmalara katılabilir ya da kendi buluşmanı oluşturabilirsin.
Favor’da seni bekleyen buluşmalara göz at, ilgini çeken bir sergiyi seç ve hafta sonu planını şimdiden yap. Belki de bir serginin önünde başlayan sohbet, yeni bir arkadaşlığa dönüşür.
Haftasonu planlarını bir kenara bırakıp bültene geri dönelim. Bu hafta her zamanki gibi sanat dünyasından öne çıkan gelişmeleri, yeni açılan sergileri ve bu bültenimizin yeni sanatçısını senin için bir araya getirdik.
Hadi, haftanın sanat gündemine birlikte bakalım! 💌
Kuşbakışı
- Gazze’de ateşkesin üzerinden bir yıl geçerken Filistinli sanatçılar, savaşın yarattığı kayıp, yerinden edilme ve travmayla yaşamaya devam ediyor. Asma’a Jeathni, Jehad Jarbou, Ahmed Muhanna ve Raed Issa’nın hikâyeleri, sanatın bu süreçte yalnızca bir ifade biçimi değil, hafızayı korumanın, yaşananları kaydetmenin ve hayatta kalmanın bir yolu olduğunu gösteriyor. Gazze’nin büyük ölçüde yıkılan sanat ve eğitim altyapısına rağmen üretimlerini sürdüren sanatçılar için sanat, “buradayız ve hikâyemiz değerli” demenin bir yolu olmaya devam ediyor. Okumak için.
- Salvador Dalí’nin tasarladığı, 150 kg ağırlığındaki bronz Livre de l’Apocalypse kapağı, Fransa’nın Issoire kentindeki özel bir çağdaş sanat müzesinden çalındı. 1958’de 14 sanatçı ve yazarın katkısıyla hazırlanan kolektif projenin parçası olan eser; değerli taşlar, deniz kabukları ve çatal-bıçaklarla süslenmişti. Hırsızlığın nasıl gerçekleştiği henüz bilinmezken, kitabın 150 büyük parşömen sayfasının kapaktan ayrı tutulduğu ve güvende olduğu açıklandı. Habere ulaşmak için.
- İngiltere’deki müze çalışanları, yıllardır devam eden ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kalması ve çalışma koşullarına ilişkin sorunlar nedeniyle giderek daha fazla sendikalaşıyor. Son olarak Victoria and Albert Museum (V&A) çalışanlarının yüzde 95’i, ücret ve çalışma koşulları konusunda anlaşma sağlanamaması hâlinde greve gitme yönünde oy kullandı. British Museum, Science Museum, British Library ve Tate gibi kurumlarda da son yıllarda benzer grevler düzenlendi. Okumak için.
- (Gelişme - Yeni) Londra’daki Victoria and Albert Museum (V&A), ücret ve çalışma koşulları nedeniyle yaşanan grevlerin ardından tüm çalışanları kapsayan bir gönüllü işten ayrılma programı başlatmayı planlıyor. Bu süreç, çalışanların ücret ve çalışma koşullarına ilişkin protestolarının ve grevlerinin ardından geliyor. Müze ile sendikalar arasındaki görüşmeler devam ederken, şu an için yeni bir grev tarihi açıklanmış değil. Okumak için.
- David Hockney’nin 1995 tarihli Dog Painting 17 adlı eseri, sanatçının ünlü dachshund köpek serisinden açık artırmaya çıkan ilk tablo olacak. Eserde Hockney’nin ilk dachshund’u Stanley, bir köpek yatağında uyurken resmediliyor. 14 Ekim’de Christie’s Londra’da satışa sunulacak olan eserin tahmini değeri 1,5–2,5 milyon sterlin (yaklaşık 1,99–3,3 milyon dolar) olarak belirlendi. Eser, 8 Ekim’den müzayede tarihine kadar Christie’s Londra galerilerinde görülebilecek. Okumak için.

- Kahire’de Firavun Tutankhamun ve Kraliçe Nefertiti’yi tasvir eden bir duvar resmi, yerel halkın tepkileri üzerine Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in ziyareti öncesinde kaldırıldı. Tartışmanın merkezinde, figürlerin cilt tonlarının olduğundan daha koyu gösterildiği iddiası yer aldı. Duvar resminin yapımında görev alan Ahmed Moussa, kullanılan altın-bronz tonların gece ışığında yüzlerde gölge oluşturarak figürlerin daha koyu tenli görünmesine neden olduğunu söyledi. Ancak tartışma kısa sürede, eserin Antik Mısır medeniyetinin kökenlerini Sahra Altı Afrika’ya bağlayan “Afrocentric” bir bakışı desteklediği yönündeki iddialara dönüştü. Okumak için.
- İspanya’daki El Escorial Kraliyet Resim Müzesi, on yılı aşkın sürenin ardından yeniden ziyarete açıldı. 16. yüzyılda İspanya Kralı II. Felipe tarafından kraliyet konutu ve manastır olarak tasarlanan San Lorenzo de El Escorial Manastırı’nda bulunan müze, Avrupa’nın en önemli Rönesans yapılarından birinde yer alıyor. Yenilenen koleksiyonda Titian, Tintoretto ve Veronese gibi Avrupalı ustaların yaklaşık 100 eseri sergilenirken, 20’den fazla eser kalıcı koleksiyona yeni eklendi ve birçok eser kapsamlı bir restorasyondan geçirildi. Okumak için.
- Paris’teki Louvre Müzesi, bir yıl önce yaşanan kraliyet mücevherleri hırsızlığının ardından güvenlik politikalarını kapsamlı biçimde yeniden düzenliyor. Müzenin başkanı Christophe Leribault, geçmişte dünyanın en ünlü sanat eserlerinin satılamaz ve dokunulamaz olduğu varsayımıyla hareket edildiğini, ancak artık müzelerin çok daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. Güvenlikten sorumlu kıdemli bir polis memuru görevlendirilirken, müzenin eski ve yetersiz güvenlik altyapısının yenilenmesi için çalışmalar başlatıldı. Leribault ayrıca, Laurence des Cars döneminde başlatılan 1,1 milyar euroluk kapsamlı renovasyon projesi için ek finansman arıyor. Okumak için.
Bir Sergi

Zeyrek Çinili Hamam, Brezilya’nın önde gelen sanatçılarından Alex Červený’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Karşılaşmalar Atlası'nı Anlam de Coster küratörlüğünde sunuyor. Sergiyi, 16. yüzyıldan günümüze ulaşan Mimar Sinan yapısı Zeyrek Çinili Hamam’ın altında yer alan Bizans sarnıcında gerçekleşen basın ön gösteriminde sanatçının kendisinden dinledik. Zeyrek Çinili Hamam’ın davetiyle İstanbul’da yürüttüğü araştırma sürecinde ürettiği yeni yapıtlar, Červený’nin 2009’daki ilk Türkiye seyahatinden ilhamla gerçekleştirdiği daha önce sergilenmemiş eserlerle birlikte izleyiciyle buluşuyor. Tuval üzerine resimler, parşömen heykel, tarihî astronomi risaleleri ve İstanbul gravürleri üzerine müdahaleler ile nakış işlemeli peştemal yerleştirmelerinden oluşan sergi, astronomi ve denizcilik üzerinden hamamın tarihsel hikâyesiyle de kesişiyor. 1530-1540 yıllarında Barbaros Hayreddin Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan hamam, astronominin denizcilik ve devlet yönetiminde önemli olduğu bir dönemin ürünü. Restorasyonda bulunan gemi grafitileri ise serginin iz bırakma fikriyle örtüşüyor.
Červený’nin İstanbul hikâyesi 2009’da, bir turist olarak deneyimlediği hamamlarla başlıyor. Hamamdan hatıra olarak aldığı iki eski peştemali Brezilya’ya götüren sanatçı, üzerlerine çizimler yapıyor ve zamanla bu çalışmaları nakışlarla geliştiriyor. Yıllar sonra İstanbul’a dönen Červený ve Anlam de Coster, bu kez yeni peştemaller üzerinde çalışmaya başlıyor. Sanatçı, herhangi bir eskiz hazırlamadan doğrudan kumaşa çizdiği tekne, kadın, kedi ve insan figürleriyle İstanbul’u ve hamam deneyimini kendi hafızasındaki karşılıkları üzerinden yorumluyor.

Červený’nin çalışmalarında tekrar tekrar karşımıza çıkan kıvrılmış ve bükülmüş bedenler de sanatçının kişisel geçmişine uzanıyor. 18–21 yaşları arasında kontorsiyonist olarak sahne alan Červený, bu deneyimden hareketle bedensel ve zihinsel esnekliği çalışmalarının merkezine yerleştiriyor. Brezilya’da izlediği bir sema gösterisinden de ilham alan bu figürler, sanatçının dünyasında hem semazenlerin hareketini hem de değişen koşullara uyum sağlama fikrini taşıyor.

Červený’nin İstanbul’la kurduğu ilişki, Cornelis de Bruyn’un Voyage au Levant kitabındaki İstanbul gravürleri üzerine yaptığı yeni desenlerde de görülüyor. Astronomi Defterleri serisi ise 2009’da İstanbul’da keşfettiği, 19. yüzyıl sonu–20. yüzyıl başına tarihlenen anonim astronomi risalelerinden yola çıkıyor. Osmanlı Türkçesi ve Farsça metinleri astronomik diyagramlar ve kendi çizimleriyle bir araya getiren sanatçı, bu tarihî belgeleri bilgi, hafıza ve hayal gücünün kesiştiği yeni kompozisyonlara dönüştürüyor.
Daha fazlasını öğrenmek ve sergiyi deneyimlemek isterseniz 31 Ocak 2027'ye kadar ücretsiz bir şekilde Zeyrek Çinili Hamam'da ziyaret edebilirsiniz.
Bir Sanatçı (LOST İş birliğiyle)

"Map 1, noktalarım ile kağıt yüzeyinde nasıl bir imge oluşacağını bilmemenin heyecanıyla çıktığım yolun başlangıcıdır. Plan kurmaksızın, kağıt üzerinde meditatif bir şekilde dolanarak zaman zaman geri döndüğüm, bana kırılma noktasıyla dönüm noktasının ayrımını yaptırabilmiş bir zihin haritası. Benimle her yere geldi, hatta bir zaman kayboldu. Ama her şeye rağmen burada. Ben de buradayım, tüm benliğimle, her noktamla."
Şehirlerde Bu Hafta
- Karşılaşmalar Atlası | Alex Červený, Zeyrek Çinili Hamam (31 Ocak 2027 tarihine kadar) (İstanbul)
- Yoko Ono: Insound and Instructure, Sakıp Sabancı Müzesi (25 Aralık 2026 tarihine kadar) (İstanbul)
- Aynı Mavinin Altında, İstanbul Modern (31 Aralık 2027 tarihine kadar) (İstanbul)
- Claire Arkas: Göz Sözden Önce Gelir, Arkas Sanat Alaçatı (1 Kasım 2026 tarihine kadar) (İzmir)
- Rüya Beni'ne Uyanış, Konak Metro Sanat Galerisi (2 Kasım 2026 tarihine kadar) (İzmir)
- Lumina: Renk ve Işık Sanatı, Lucien Arkas Sanat Merkezi (26 Eylül 2026 tarihine kadar) (İzmir)
- Özgür Eryılmaz / “Eş Zaman İnsan”, CerModern (25 Ekim 2026 tarihine kadar) (Ankara)
- İkinci El Bir Bumerang Fırlatıldıktan Sonra Eski Sahibine mi Geri Döner?, Eldem Sanat Alanı (29 Kasım 2026 tarihine kadar) (Eskişehir)

