Favor’un haftalık sanat bültenine hoş geldin! 💙
Bir sergiye gitmek güzel, ama bazen yanında aynı şeylere merak duyan birinin olması deneyimi tamamen değiştiriyor. Bir eserin önünde durup yanındaki dostunla üzerine konuşmak, farklı bir yorum duymak, “ben bunu hiç böyle düşünmemiştim” ya da “aa, sen böyle mi hissettin?” diyebilmek.
Biz de bir süredir Favor’da sergi deneyiminin bu yönünü düşünüyoruz. Çünkü keşfetmek kadar, keşfettiklerini paylaşmak ve üzerine konuşmak da sanat deneyiminin bir parçası.
Bu düşünceden yola çıkarak Sergi Buluşmaları’nı hayata geçirdik. Artık Favor’da gitmek istediğin sergiye birlikte gidecek insanları bulabilir, kendi buluşmanı oluşturabilir veya planlanmış bir buluşmaya katılabilirsin.
Sen de ücretsiz denemek ister misin?

Şimdi bizdeki güzel haberleri bir yana bırakma vakti.
Bu hafta her zamanki gibi sanat dünyasından öne çıkan gelişmeleri, yeni açılan sergileri ve bu bültenimizin yeni sanatçısını senin için bir araya getirdik.
Haftanın sanat gündemine birlikte bakalım 💌
Kuşbakışı
- British Museum, yoğunluk ve ziyaretçilerin fotoğraf çekmek için fazla zaman harcaması nedeniyle Bayeux Duvar Halısı sergisinde fotoğraf çekmeyi yasakladı. 70 metre uzunluğundaki eser, yaklaşık 1.000 yıl sonra ilk kez İngiltere’de sergileniyor ve büyük ilgi görüyor. İlk haftada bazı ziyaretçilerin fotoğraf çekimleri nedeniyle sergiyi tamamlayamadığı ve son seanslardaki ziyaretçilerin ışıkların kapatılması nedeniyle eserin yalnızca yarısını görebildiği bildirildi. Okumak için.
- Paris’te Hôtel Dieu hastanesinin altında bulunan 72 metrelik antik bir duvar, kentin kökenine dair uzun süredir devam eden tartışmaya yeni bir kanıt sundu. MÖ 200–10 yılları arasına tarihlenen duvarın yakınında Galya dönemine ait bir mızrak ucu ve yanmış yapı kalıntıları da bulundu. Bulgular, Julius Caesar’ın bahsettiği antik Lutetia kentinin bugünkü Île de la Cité’de bulunduğu görüşünü güçlendiriyor. Araştırmacılar, yanık izlerinin Caesar’ın MÖ 52’de anlattığı yıkımla bağlantılı olup olmadığını ise henüz doğrulayamıyor. Okumak için.
- İspanya Kültür Bakanlığı ve Museo del Prado, Barcelona’lı galerici Artur Ramon’un 2018’de satın aldığı bir tablonun Francisco de Goya’ya ait daha önce bilinmeyen bir eser olabileceğini düşünüyor. Eser, 2028’de Prado’da düzenlenecek Goya sergisinde sergilenecek ve bu süreçte kapsamlı teknik ve uzman incelemesinden geçirilecek. Okumak için.
- New York yetkilileri, toplam değeri 5 milyon doların üzerinde olan 36 antik eseri Suriye’ye iade etti. Eserler arasında Palmira’dan yağmalandığı düşünülen 2. yüzyıla ait bir taş kabartma ve Roma döneminden 14 mozaik bulunuyor. Okumak için.
- Roma’daki Villa Silvestri Rivaldi’de, 17. yüzyılda rahibeler tarafından üzeri kapatılan 16. yüzyıla ait önemli freskler yeniden ortaya çıkarılıyor. Mitolojik tanrılar, savaş sahneleri ve Roma imparatorlarını betimleyen fresklerin, dönemin önde gelen sanatçıları Prospero Fontana ve Perino del Vaga ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. 300 yıl boyunca gizli kalan eserler, 2024’te bölgesel yönetimin villayı satın almasının ardından başlatılan restorasyon çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılıyor. Okumak için.
- Ai Weiwei, Sydney’deki Museum of Contemporary Art Australia için Mushrooms adlı yeni eserini tanıttı. 500 dökme demir savaş miğferinden oluşan 40 metrelik yerleştirme, miğferleri düzenli sıralar halinde sergiliyor. Eserin adı; karanlıkta büyümeye, nükleer mantar bulutlarına ve Çince’de “bitmek bilmeyen gecikmeler” çağrışımına gönderme yapıyor. Yedi ay boyunca sergilenecek olan eser, savaş ve barış arasındaki ilişki üzerine düşünmeyi amaçlıyor. Okumak için.
- Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te ülkenin ilk kalıcı çağdaş sanat kurumu, Center for Contemporary Arts (CCA) açıldı. 20. yüzyılın başlarından kalma bir tramvay deposunun dönüştürülmesiyle oluşturulan merkez, uluslararası ve bölgesel sanatçıların eserlerini bir araya getiriyor. İlk sergisi Hikmah, Özbekistan’ın sanat tarihini çağdaş sanatla ilişkilendirirken Nari Ward, Ali Cherri ve Kimsooja gibi sanatçıların eserlerine yer veriyor. Okumak için.
Bir Sanatçı (LOST İş birliğiyle)

"en büyük ilham kaynağım “an” ve o anki “ben”e ait unsurlar.
En büyük ilham kaynağım “an” ve o anki “ben”e ait unsurlar.
İçinde bulunduğum olaylar, hissettiğim duygular, zihnimde dönüp duran sorgulamalar benim en saf ve özgün yaratım kaynağım.
Bir olay, bir his, bir anlık sezgi… Hepsi benim için bir başlangıç olabilir.
Kulağa rastlantısal geliyor; fakat zamanla işlerim arasındaki etkileşimi gördüğümde, hiç de öyle olmadığını, birbirlerini çağırdıklarını ve birbirlerini büyüttüklerini fark ettim.
Son işimden bahsetmem gerekirse; yoğun öfke, derin bir hayal kırıklığı içindeydim.
Ama sessiz kalmak bana göre değildi.
Çünkü sessizlik hiç masum değildir.
“SUSMUYORUM!” böyle doğdu.
Bunlar; duyan ama susanların, gören ama gözlerini kaçıranların, konuşabilecekken suskunluğu seçenlerin yüzleridir.
Çünkü korku ve çıkar ilişkileri kıstı seslerini.
Bu işim size bir huzursuzluk çağrısıdır.
Onlara bakarken içinizde kıpırdayan rahatsızlık, aslında kendi suskunluğunuzun yankısıdır.
Korktuğunuz ve sustuğunuz ne varsa, artık ya konuşacak ya da bu sessizliğin ağırlığı altında ezileceksiniz."
Şehirlerde Bu Hafta
- Karşılaşmalar Atlası | Alex Červený, Zeyrek Çinili Hamam, 24 Eylül 2026 - 31 Ocak 2027
- Yoko Ono: Insound and Instructure, Sakıp Sabancı Müzesi, 25 Haziran - 25 Aralık (İstanbul)
- Aynı Mavinin Altında, İstanbul Modern, 8 Eylül 2026 - 31 Aralık 2027 (İstanbul)
- Cannes!, Ara Güler Müzesi, 22 Nisan - 11 Ekim (İstanbul)
- Claire Arkas: Göz Sözden Önce Gelir, Arkas Sanat Alaçatı, 15 Mayıs - 1 Kasım (İzmir)
- İkinci El Bir Bumerang Fırlatıldıktan Sonra Eski Sahibine mi Geri Döner?, Eldem Sanat Alanı, 12 Eylül - 29 Kasım (Eskişehir)

