Favor’un haftalık sanat bültenine hoş geldiniz!
Eylül, hepimiz için biraz yeniden başlamak demek. Kimilerimiz içinse yılbaşından daha kıymetli. Yeni bir başlangıç. Yaz tatilinden dönen şehir, dolmaya başlayan ajandalar ve yeni sezon heyecanıyla birlikte o tanıdık “okula geri dönme” hissi de geri geliyor. Biz de yeni sanat sezonuna adım attığımız bu haftada, dünyadan öne çıkan sanat haberlerini ve şehirlerde sizi bekleyen sergileri bir araya getirdik.
Kuşbakışı
- Yunanistan, Frankfurt’taki Liebieghaus Heykel Koleksiyonu’nun Parthenon’un doğu alınlığını ilk kez bütüncül olarak yeniden kurgulayacak sergisi için Akropolis Müzesi’nden talep ettiği dokuz Parthenon parçasının ödünç verilmesini, eserlerin British Museum’dan getirilen ve Lord Elgin tarafından 19. yüzyılda Atina’dan götürülen iki parçayla birlikte sergilenecek olması nedeniyle reddetti. Okumak için.
- Fransa’nın güneyindeki Renoir Müzesi’nden, toplam değerleri yaklaşık 9 milyon avro olan Pierre-Auguste Renoir imzalı iki tablo çalındı. Hırsızların sabah erken saatlerde çiti keserek müze bahçesine girdiği, alarmın çalması üzerine dört eseri almaya çalışırken ikisini kaçış sırasında bıraktığı bildirildi. Çalınan eserlerin Madame Colonna Romano (1910) ve Jeune femme au puits (1886) olduğu belirtilirken, olay Fransa ve Avrupa’daki müze hırsızlıkları konusunda artan güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi. Okumak için.
- 212 Photography Istanbul’un dokuzuncu edisyonu, fotoğrafın 200 yıllık geçmişini çağdaş üretim biçimleri ve yapay zekâ destekli çalışmalarla bir araya getirirken, İstanbul’un kendisini de festivalin önemli bir parçası haline getiriyor. 26 Eylül–11 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek festivalde Martin Parr, Frank Horvat, Yann Arthus-Bertrand ve Omar Victor Diop gibi önemli isimlerin yanı sıra dijital ve yapay zekâ temelli üretimler de yer alacak. Okumak için.
- James Turrell, Miami’deki sürükleyici sanat mekânı Superblue’da yeni Ganzfeld çalışması Blue Sea Sky'ı (2026) tanıttı. Turrell’ün 1976’dan bu yana geliştirdiği Ganzfeld serisinin yeni eseri, mekânı sürekli değişen mavi, yeşil, turuncu ve pembe ışıklarla kaplayarak izleyicinin derinlik ve mesafe algısını belirsizleştiren bir deneyim sunuyor ve renkleri Miami’nin denizi, palmiyeleri, gün batımları ve Art Deco mimarisinden ilham alıyor. Okumak için.

- Rembrandt’ın 1629 tarihli Youthful Self-Portrait adlı otoportresi, 1946 yılında Gotha’daki Ducal Museum’dan yasa dışı şekilde çıkarılmasının ardından yaklaşık 80 yıl sonra ilk kez geçici olarak kente dönüyor. II. Dünya Savaşı ve Almanya’nın Soğuk Savaş dönemindeki bölünmesi nedeniyle karmaşık bir mülkiyet geçmişine sahip eser, bugün Münih’teki Alte Pinakothek koleksiyonunda bulunuyor. Tablo, 5 Eylül–6 Aralık tarihleri arasında Gotha’daki Ducal Museum’da düzenlenen Rembrandt 1632: The Creation of a Brand sergisi kapsamında ödünç verilecek. Okumak için.
- Yeni bir araştırmaya göre sanat piyasası giderek daha fazla ultra zengin koleksiyonerlere ve çok az sayıdaki “trophy” niteliğindeki esere bağımlı hale geliyor. Araştırmacı Rachel Pownall, bu kutuplaşmanın temel nedeninin servet ve gelir eşitsizliğindeki artış olduğunu savunurken, orta segment sanat piyasasının zayıflaması ve koleksiyoner tabanının daralması uzun vadeli bir risk olarak görülüyor. Ayrıca müzelerin kamu fonlarının azalmasıyla birkaç büyük bağışçıya daha bağımlı hale gelmesi, yalnızca ekonomik gücün değil kültürel etki ve karar alma gücünün de küçük bir ultra zengin grup arasında yoğunlaşması endişesini doğuruyor. Okumak için.
Bir Sergi

Bir fotoğraf ne kadar gerçeği gösterebilir?
İstanbul Modern’in yeni sergisi Panorama: Hayaller ve Yerler, bu sorunun peşinden giderek bizi gerçeklikle hayal, belgeyle kurgu ve görünenle tahayyül edilen arasındaki sınırlara davet ediyor.
Sergi, Türkiye’de 2010’lardan bugüne fotoğraf ve mercek tabanlı üretimlere odaklanıyor. 18 sanatçının işleri aynı sergide buluşurken, kurgusal mekânlardan düşsel manzaralara uzanan çalışmalar; her sanatçının dünyaya bakışını ve görüntüyle kurduğu ilişkiyi farklı biçimlerde ortaya koyuyor.
Fotoğrafların arasına videolar, yerleştirmeler, arşiv malzemeleri ve yapay zekâ ile üretilen çalışmalar da karışıyor. Bazı işler tanıdık dünyaları yeniden kurarken, bazıları ise tamamen hayali alanlar yaratıyor. Bir noktadan sonra gördüğümüz şeyin gerçekten yaşanmış mı, yoksa tasarlanmış mı olduğunu sorgulamaya başlıyoruz.
Panorama, fotoğrafın dünyayı kaydetme biçimini yeniden düşünmemizi sağlarken, bir görüntünün ne kadarının gerçek, ne kadarının kurgu olduğunu da sorguluyor. Her çalışma, gördüğümüz görüntünün arkasında başka bir hikâye, başka bir bakış ve başka bir gerçeklik olabileceğini hatırlatıyor.
Eğer siz de bu sergiyi görmek isterseniz, 18 Ekim’e kadar İstanbul Modern’i ziyaret edebilirsiniz.
Bir Sanatçı (LOST İş birliğiyle)

"Ortaya çıkan şey sabit bir görüntü değil; hareketin, sonsuzluğun ve ışığın bir seremonisi
Bu eserim, üst üste geçen dairesel formlar ve sürekli titreyen, birbirine dolanık membranların yeniden örgütlenerek yeni desenler yaratmasıyla oluştu. Üslubum, bazı fenomenolojik olgulara olan ilgimi yansıtıyor: dalgalar, fraktal dağılımlar ve kuantum dolanıklık gibi. Teknik olarak ilham kaynağım; çekim kuvvetleri, yüzey gerilimi, fraktal dağılımlar ve dairesel formların görsel ve kavramsal karşılıklarını sezgisel bir soyutlama diliyle yeniden üretmek. Yani bilimin temel ilkeleriyle sanatın duygusal katmanlarını irdeleyerek bir form yaratmak. Katman katman yarattığım saydam renkler, geçiciliğin hissini taşımak için var; hiçbir şey sabit değil, her form bir diğerine çözülerek dönüşüyor.
Pratiğim sezgiye dayanıyor. Başlangıçta rasyonel yapılar kuruyorum; ama kısa sürede bunlar irrasyonel geometrilere doğru çöküyor ve resim, kendi başına hareket eden canlı bir olguya dönüşüyor. Ortaya çıkan şey sabit bir görüntü değil; hareketin, sonsuzluğun ve ışığın bir seremonisi."
Şehirlerde Bu Hafta
- Karşılaşmalar Atlası | Alex Červený, Zeyrek Çinili Hamam, 24 Eylül 2026 - 31 Ocak 2027
- Yoko Ono: Insound and Instructure, Sakıp Sabancı Müzesi, 25 Haziran - 25 Aralık (İstanbul)
- Aynı Mavinin Altında, İstanbul Modern, 8 Eylül 2026 - 31 Aralık 2027 (İstanbul)
- Cannes!, Ara Güler Müzesi, 22 Nisan - 11 Ekim (İstanbul)
- Claire Arkas: Göz Sözden Önce Gelir, Arkas Sanat Alaçatı, 15 Mayıs - 1 Kasım (İzmir)
- Yeni Yönler, Timora Sanat, 6 Haziran - 26 Eylül (Ankara)
- Haymatlos: Aidiyetsizlik Üzerine, Çankaya Belediyesi Zülfü Livaneli Kültür Merkezi, 8 Eylül - 25 Eylül (Ankara)


