Almanca kökenli haymatlos (heimatlos) kelimesi bir yere ait ol(a)mayan, köksüz ve yurtsuz kimse anlamına gelir.
Bir insanın yurdundan kopuşunun veya yerinden edilişinin pek çok sebebi vardır. Bu kopuş, toplumsal sınıflar arasındaki farklılıklar sebebiyle aynı coğrafyanın insanları arasında bile
yaşanabilir. Bir insan içine doğduğu toplumda dahi “kendine ait bir oda” bulamayabilir. Modern kentin inşası da sınıfsal farkları gün be gün keskinleştirirken kimi gruplar toplumun kıyısına itilmekte ve aidiyet duygusunu yitirmektedir.
Kentin bu katmanlı yapısında yersiz yurtsuz kalmış birey, kendine ve toplumuna yabancılaşır. Dahası toplumun bir parçası haline gelemez ve giderek anonimleşir. Haymatlos, tam da bu paradoksun içine yerleşir.
Bu sergi, haymatlos kavramını coğrafi bir yer değişimi olarak ele almaz. Ona; aidiyet, emek ve mülkiyet gibi kavramlar aracılığıyla varoluşsal bir pencereden bakar.