Dünya, insanların düşüncelerinin, verilerin, imgelerin ve duyumların akışlarından oluşan çok katmanlı bir hareketler sistemidir. Bu yapı içinde, bireyin kendi sesini koruması giderek zorlaşmaktadır. “Traffic”, modern ve bilgiyle doygun bir dünyada öz ifadenin ne kadar özgün kalabildiğini sorgulamak için bir alan sunar.
Proje, uygun olmadığı, popüler olmadığı ya da alışılmış deneyimlerin dışında kaldığı durumlarda bile konuşma ihtiyacına odaklanır. Sanatçının üretim pratiği; yavaşlama ve bilinçli varoluşun bir eylemi, çoğu zaman dile getirilmeyen ama söylenmesi gerekeni duyma ve ifade etme çabasıdır.
Sergi, “Embracing Ancestors” (2021) ve “Tales from the Pearl River” (2022–2025) serilerinden işleri bir araya getirir. Bu çalışmalarda sanatçı; hafıza, köken ve deneyimin maddi olmayan katmanlarıyla kurulan bağları araştırır. Kişisel olanın kolektifle, görünenin ise hayali olanla iç içe geçtiği görsel anlatılar kurar.
Trafikte durma halinin temel metaforu ise navigasyon bildirimlerinde karşımıza çıkan ifadelerdir. Bağlamından koparıldıklarında bu cümleler, hayatın akışını farklı bir perspektiften görebilmemiz için yavaşlamaya dair çağrılara dönüşür:
“Traffic’e takıldım.”
“Trafik sıkışık.”
“Koşullar ideal değil, 36 dakikaya kadar gecikme var.”
“Kavşakta yoğun trafik.”
“Köprü öncesi yavaşlayın.”
“O-2 üzerinde yavaşlayın.”
Tasha’nın sözleriyle:
“Amacım, izleyiciyi daha geniş düşünmeye teşvik etmek; resim ve dans, sanat ve şiir, performans ve yerleştirme arasındaki diyaloglar aracılığıyla hem kendi hem de izleyicinin dünya görüşünü genişletmek.”