Pg Art Gallery, Derya Geylani Vuruşan’ın “Sessizce Yükselen” başlıklı sergisine 4 Nisan – 2 Mayıs
tarihleri arasında ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyar.
Sergi, sanatçının camla kurduğu uzun süreli ilişkinin yeni bir evresine işaret eder. Önceki
üretimlerde “sıçrama” olarak beliren imgesel hareket, burada tekil bir anın temsili olmaktan çıkar;
zamana yayılan, kendi içinde dönüşen ve süreklilik kazanan bir dalga formuna evrilir. Artık mesele,
donmuş bir anın izi değil, akışın kendisidir. Yavaşça yükselen, geri çekilen ve yeniden kurulan bir
süreç.
Üfleme camdan oluşan birimler, her biri kendi zamansallığını taşıyan parçalar olarak var olurken,
bir araya geldiklerinde doğrusal olmayan bir hareket örgüsü kurar. Bu örgü, yükselme ve geri
çekilmenin, yoğunlaşma ve seyrelmenin iç içe geçtiği bir salınım halidir. Sergide karşılaşılan bu
dalga, belirli bir doruk noktasına ulaşmayı ya da bir çözülmeyi işaret etmez; aksine, sürekli dönüşen
bir deneyimin, tekrar eden ama asla aynı kalmayan ritimlerin izini sürer.
Sanatçının kişisel yaşamındaki dönüşümler, bu seride doğrudan bir anlatıya dönüşmeden,
malzemenin hafızasına siner. Adapte olma ve kabulleniş, camın katmanlarında ve harekeMnde
görünür hale gelir. Bedensel devinimler, içsel ve dışsal salınımlar camın donmuş akışkanlığında yankı
bulur; böylece kişisel olan, evrensel bir deneyime açılır. Burada beden, yalnızca fiziksel bir varlık
değil, değişimin ve zamanın içinden geçen bir yüzeydir.
Cam, kırılganlığın ötesinde bir eşik malzemesi olarak belirir. Akışkan bir maddenin donmuş hali,
zamanı askıya alıyor gibi görünse de bu askı hâli durağan değildir. Tekrar eden formlar, harekeMn
sürekliliğini yeniden üretir; zaman çizgisel bir ilerleyiş olmaktan çıkar, bedende hissedilen döngüsel
bir ritme dönüşür.
Sessizce Yükselen, dönüşümün dalgalı doğasına odaklanır. Coşku ile kırılganlık, akış ile kabulleniş,
yoğunluk ile hafiflik aynı hareket içinde birlikte var olur. Sanatçı, cam aracılığıyla kendi deneyimini
görünür kılarken, izleyiciyi de bu sessiz yükselişin ritmine kulak vermeye kendi içsel salınımlarıyla
bu akış içinde bir ilişki kurmaya davet eder.