Bir hikâye, bir ifade, bir yolculuk... Adem Kipçak'ın 'Köklerin Ötesinde' başlıklı solo sergisi, 11.02.2026 da Galeri Kev'in ev sahipliğinde sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçının iz, hafıza ve aidiyet kavramlarını özgün anlatımıyla ele aldığı sergi, izleyiciyi köklerin ötesine uzanan bir keşfe davet ediyor.
Taş, sadece bir malzeme değil; tüm medeniyetlerin ortak paydası, zamanın ve mekânın en sadık tanığıdır. İnsanlık tarihinin ilk harcı taşla karılmış, "ilk"lerin temeli onun sertliğinde hayat bulmuştur. Kozmik bir perspektifle bakıldığında; Büyük Patlama'nın ardından savrulan kütlelerin zamanla evrilerek dünya formuna bürünmesi, taşı evrensel bir varoluş simgesine dönüştürür. İnsanlık, kutsal olanla bağını taş tabletler aracılığıyla kurmuş; en mahrem hikâyelerini mağara duvarlarına kazımıştır. İlk keski, ilk savunma aracı ve karanlığı aydınlatan ilk kıvılcım hep taştan gelmiştir. Bugün sahip olduğumuz kültürel mirasın büyük bir kısmını, bu sessiz tanıkların üzerindeki izlerden okuyoruz. Taşlar; kimi zaman çözülemeyen bir gizemle örülü bir antik yapı, kimi zaman ise üzerine öğretiler nakşedilmiş vakur birer anıttır. Onlar hem birleştirici bir medeniyet gücü hem de yıkımın ve parçalanışın trajik sembolüdür.
Sergide yer alan çalışmalar, doğanın yok edilişini duyulan sessiz bir yazın ve aynı zamanda bir yeniden varoluş çabasının ürünüdür. çalışmalarımın ana eksenini oluşturan taşlar;dış dünyadaki yıkımdan azade bir biçimde kendi benliğimin derinliklerinde yeniden şekilleniyor.Bu eserler taşa duyulan kadim hayranlığın modern bir yorumu olduğu kadar, parçalanmış taş yığınları arasında farklı kalan insani özü arama girişimidir.