Özdemir Asaf'ın aynı adlı şiirinden hareket eden sergi, kırılmayı yalnızca kayıp ya da yıkım değil, yeni anlamların kurulabileceği bir eşik olarak ele alıyor.
Gündelik nesneler ile Hristiyan ikonografisini buluşturan Birsin, kutsallık, masumiyet ve kusursuzluk kavramlarını sorguluyor. Trompe-l'œil tekniğiyle oluşturduğu yanılsamalı yüzeyler, gerçeklik ile temsil arasındaki sınırları belirsizleştirirken çatlaklar ve örtüler aracılığıyla görünür olan ile gizlenen arasındaki gerilimi açığa çıkarıyor.