“Grotesk Fanteziler”, Anadolu ve Asya coğrafyalarına ait kültürel imgeleri, kolektif hafızayı, kaotik durumları, korkuları, mitolojik anlatıları ve toplumsal histeriyi odağına alıyor. Sergi, linç kültürünün ortaya çıkış ve dönüşüm süreçlerini travmatik bir bakış ve zamansal sınırları aşan bir yaklaşımla sorguluyor. Sanatçı, minyatür sanatındaki katmanlı kompozisyon anlayışını kendi görsel diline uyarlayarak figür ve mekân ilişkilerinde perspektifi bilinçli biçimde bozuyor ve yüzeysel bir düzleme taşıyor. Kişiler, nesneler ve olaylar ait oldukları bağlamlardan ayrılarak aynı mekânda üst üste yerleştiriliyor; böylece izleyiciyi bir anlatının içine çekiyormuş hissi yaratan sahneler kuruluyor. Ancak bu anlatılar net bir sonuca ulaşmak yerine parçalanıyor, farklı anlamlara bölünüyor ve yorumlanmak üzere izleyiciye bırakılıyor.