Serginin genelinde karşılaşılan nesneler; oturulan, uzanılan, dinlenilen, bedenin kendisini güvende hissettiği anlara ve alanlara aittir. Sandalyeler, koltuklar, yatak ya da küvet; her biri insan bedenine göre tasarlanmış, ergonomik olarak optimize edilmiş yapılardır. Bu yüzeyler dağınıklığı bastıran, bedeni organize eden, konforu sürdüren düzenli sistemler olarak, gündelik yaşamın Negentropik (düzenli) alanları olarak kabul edilebilir. Ancak bu düzen, sergide sıklıkla kullanılan amorf ve kütlesel kayalar vasıtasıyla kesintiye uğrar.
Kayalar, jeolojik ölçekte yüksek Entropinin (düzensizliğin) taşıyıcılarıdır. Biçimsizlikleri, öngörülemez yüzeyleri ve kütlesel yoğunluklarıyla, bulundukları yapıyı bozma, dağıtma ve işlevsizleştirme potansiyeli taşırlar. Bu nedenle, düzenin dağılması, formun çözülmesi gibi unsurlarla bu karşılaşmada beklenen şey bir çöküştür.