Sergi Detayı

Dolce Vita! — görsel 1

Dolce Vita!

Hakkında

Timora Sanat Galerisi’nde Alp Bartu’nun “Dolce Vita” Solo Sergisi başladı. Ankara'da sanatı sanatseverlerle buluşturmak amacıyla düzenlenen “Dolce Vita” isimli solo sergi başladı. Küratörlüğünü Berna Demirhan'ın yaptığı Alp Bartu’nun solo sergisi, Timora Sanat’ta 02 Mayıs 2026 - 23 Mayıs 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşuyor. Alp Bartu’nun bize sunduğu şey, yaşamın duyumsanma biçimidir. Dolce Vita, mutluluğa dair görsel bir düşüncedir. Aynı zamanda eserleri yaşamı kabul eden bir tavırdır; gündeliğin akışını daha yavaş, farkında ve estetik olarak eserlerine taşır. Tatlı Hayat, anların geçiciliği içinde bile onların güzelliğini görebilme hâli olarak tüm anlatıyı yaşam sevincine açar. Dolce Vita sergisi, hatırlamanın kendisini bir deneyime dönüştürür. Bartu’nun resimleri gündelik hayatın içinden seçilmiş, fakat zamansal ağırlığı beklenmedik biçimde yoğunlaşmış anların izini sürer. Bu anlar, zihinde yeniden kurulan halleriyle varlık kazanır. Bisikletler, dans eden figürler, kıyılar, iç mekanlar ve kalabalıklar tekrar eden imgeler olarak belirir. Ancak bunlar geçmişin sabit temsilleri değildir. Aksine, şimdinin içinde dolaşan, dönüşen ve süreklilik kazanan görüntülerdir. Bartu’nun eserlerinde zaman doğrusal akışını yitirir; geçmiş, şimdi ve olası gelecek birlikte, yarı saydam olarak yer alır., Bu noktada resim, bir görme pratiğidir. Her özne kendi dünyasını kurar. Bartu ile eser arasında tek yönlü bir ilişki yoktur. Sanatçı resmi kurarken, resim de onu kurar. Ortaya çıkan şey, devinen bir anlatı olur. Bu çoğulluk en belirgin biçimde müzikle kurulan ilişkide görünür. Eserler, işitsel bir deneyime yaklaşır. Figürler, ritimlerin taşıyıcıları olur. Ancak bu ritmin altında kalabalık ile yalnızlık arasında sürekli işleyen bir karşıtlık vardır. Figürler çoğu zaman bir aradadır ama birbirlerine temas etmezler. Bu, resimlerde parlak ve canlı renklerle örtülür; fakat dikkatli bir bakış, ince bir melankolinin dolaştığını hisseder. Kadın figürleri bu dünyanın merkezinde yer alır. Onlar, güçlü duygulanım alanlarının oyuncularıdır. Renkle kurdukları ilişki, onları hem somut hem de soyut kılar. Kırmızı bir elbise ile; neşe, hüzün, arzu ve anılar aynı anda var olabilir. Bu nedenle Bartu’nun figürleri, çağrıştırdıklarıyla da var olur. Mekan, bu çağrışımın taşıyıcısıdır. İç mekanlarda sıkışan, yoğunlaşan yaklaşan figürler; dış mekanlarda gevşer, açılır ve uzaklaşır. Perspektif, izleyiciyi resmin içine çeken bir derinlik yaratır. Alp Bartu’nun bize sunduğu şey, yaşamın duyumsanma biçimidir. Dolce Vita, bu nedenle mutluluğa dair görsel bir düşüncedir. Aynı zamanda eserleri yaşamı kabul eden bir tavırdır; gündeliğin akışını daha yavaş, farkında ve estetik olarak eserlerine taşır. Tatlı Hayat, anların geçiciliği iç

Sanatçı

  • Alp Bartu