Leyla ERSEN KILINÇKAYA’nın mekânsal yerleştirme ve katılımcı performans alanı olarak tasarladığı sergi, günümüz dünyasının giderek distopik bir biçim almasıyla bireyin yaşadığı kaygı, baskı ve umutsuzluğun yarattığı zihinsel yorgunluk, yabancılaşma hissine odaklanır. Bu temayı, Türk Edebiyatı’nda en derinlikli işleyen metinlerden biri olan Oğuz ATAY’ın Korkuyu Beklerken öyküsüne atıfta bulunarak sergi mekânını zihnin kendini kapattığı bir daire/oda olarak tasarlamıştır. Unite’ın bir zamanlar banka kasası olan sergileme alanı, izleyiciye fiziksel olarak da kapalı kalma olasılığını hissettirirken korunma ihtiyacı ve saklanmak, hafıza, overthinking, otosansür ve özyıkım gibi kavramlar üzerinde düşünmeye iten bir deneyim alanı sunar.