-Bu bir fotoğraf sergisi değildir.
Bir çerçevenin karşısında onu izlemek kolay.
Ya kadrajın içine girip en derin bağlarınızla, korkularınızla ve arzularınızla yüzleşmek?
“Bırakın Ben Bi’ Düşeyim”, izleyiciyi içsel sınırlarının ötesine davet eden bir yerden konuşuyor. Carl Gustav Jung’un yedi arketipi baz alınarak, modern psikolojinin yedi bağlanma stiliyle birleştirilerek oluşturulan, oda oda kurgulanmış mekânsal bir gerçekliğe dönüşüyor. Sergide doğrusal bir gezinti yok; baştan sona katmanlar halinde tasarlandı. Alışılagelmiş, sakin bir fotoğraf sergisinin çok daha uzağında.
Her mekân bir savunma biçimine, bir korkuya, bir özleme ya da bir güven arayışına temas ediyor. Bölünmüş bedenler, flu hareketler ve yarı görünür imgeler; parçalanma ile bütünlenme arasındaki salınımı görünür kılıyor.
Sergi, düşmeyi dramatize edilecek bir son olarak değil; yeniden ayağa kalkabilmek ve kendinle temas edebilmek için atılan en cesur adım olarak görüyor. Fotoğrafın karşısında duranlardan değil, fotoğrafı yaşayan ruhlardan biri olmaya davet ediyor.
Küratörlüğünü Hazal Paftalı’nın üstlendiği bu ruhsal deneyim,
28 Mart – 26 Nisan tarihleri arasında
Barınhan’da.