Kesintisiz bir sezgisel akış içinde şekillenen kompozisyonlarda geometrik formlar, denge ve mekânsal ilişkiler zihinsel bir planın değil, kendiliğinden beliren bir sürecin ürünü olabilir mi? Çatışma ile düzen arasında gidip gelen bu üretim pratiği, bizi doğrusal bir kurgudan kaosun yön verdiği bir yapıya mı taşır?
Peki ya bilinçdışı; çözülmesi gereken zihinsel bir problem mi, yoksa yaratımı sürekli besleyen tükenmez bir kaynak mıdır?
Ritim, hareket ve sezgi ekseninde gelişen bu pratik; sınırları belirlenmiş bir sonuç sunmaktan ziyade, izleyiciyi yanıtı deneyimle biçimlenen sürekli bir sorgulamanın içine davet ediyor.
Küratör : Elif Hazal Koç