Favor’un haftalık sanat bültenine hoş geldin!
Bu hafta bültenimizde Yorgos Lanthimos’un fotoğraf sergisinden Feruz Ertürer’in Bulgur Palas’ta yer alan sergisine kadar birçok noktaya odaklanıyoruz. Posta kutunuza bir sanat kapsülü bırakıyoruz 💌
İyi okumalar,
Favor Ekibi
Her çarşamba Favor’dan bir sanat kapsülü almak için abone ol! 💌
Kuşbakışı
- Yorgos Lanthimos’un fotoğraf çalışmalarını bir araya getiren “Photographs” sergisi, 17 Mayıs’a kadar Atina’daki Onassis Stegi’de görülebiliyor. Michael Mack küratörlüğündeki sergi, son beş yılda üretilen 182 fotoğraf üzerinden sinema ile fotoğraf arasındaki üretim ilişkisini ele alıyor. Detaylar için.
- Asya’nın en büyük sanat fuarı Art Basel Hong Kong, 13. edisyonunu 25 Mart’ta VIP ön izleme ile açtı; galeriler farklı fiyat aralıklarında güçlü satışlar bildirirken, en dikkat çeken işlem Picasso’nun bir eserinin yaklaşık 3,5 milyon euroya satılması oldu. Detaylar için.
- SAHA Studio, Temmuz–Aralık 2026 döneminde sanatçılara üretim alanı, bütçe ve ulusal-uluslararası ağlarla etkileşim imkânı sunarak araştırma ve üretim süreçlerini destekleyen 6 aylık programı için başvuruları açtı. Detaylar için.
- Rusya’nın 2022’deki Ukrayna işgalinden sonra Venedik Bienali’ne yeniden katılma planları tartışma yaratırken, Avrupa Parlamentosu’ndan 37 üye AB’nin Bienal’e sağladığı tüm fonların kesilmesini talep etti. Okumak için.
- 2025’te dünyanın en çok ziyaret edilen 100 müzesi toplamda yaklaşık 200 milyon ziyaretçi ağırladı; bu sayı pandemi öncesi 2019’daki 230 milyonun hâlâ altında kalarak müzelerin tam olarak toparlanamadığını gösteriyor. Orta Doğu ve Asya’daki yeni müzeler yüksek ilgi görürken, New York ve Londra gibi köklü sanat merkezleri de güçlü ziyaretçi çekmeye devam etti. Okumak için.
- 88 yaşındaki David Hockney, sanat dünyasında günümüzde çok fazla soyut resim üretildiğini belirterek bir uyarıda bulundu. Kensington’daki stüdyosundan konuşan sanatçı, sağlık sorunları nedeniyle katılamadığı Serpentine’deki son sergisi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Okumak için.
- Bölgedeki çatışmalar nedeniyle Art Dubai 2026’nın 20. edisyonu, İran’ın BAE’ye yönelik saldırılarının sürmesi üzerine daha esnek bir formatla Mayıs ortasına ertelendi. Detaylar için.
Bir İçerik
Devran Altınbay ve Dr. Hediye Usta, yayınladıkları LOSTcast podcastinin son bölümünde sanat dünyasında yaşanılan haksızlıkları görünür kılmak amacıyla yaptıkları açık çağrıya gelen anonim paylaşımları ele alıyor.
https://open.spotify.com/episode/1gvEG0zoOHp3Wl8uWVL2mI?si=aZ2bfadKRz6uT4WYshGyYQ
Bir Sergi

“Makineyi eline almak için heyecan duyacaksın. O anı yakalamanın hazzını hissedeceksin ve oradaysan çekeceksin. Işık değil midir esas olan? Işık varsa fotoğraf var. Işık, bakış açısıdır. Işık ve gölge bir var olur, bir kaybolur. O an gelir, o an gider. Yakalarsan senin fotoğrafın olur. Ben benimkinin peşinden gidiyordum, kendi ışığımı arıyordum…”
diyor Feruz Ertürer.
Bizler de bu hafta bültenimizde, İstanbul’un yedinci tepesinde, Fatih’te yer alan Bulgur Palas’a konuk oluyoruz. İBB’nin restorasyon çalışmalarıyla 2024’te yeniden kente kazandırdığı Bulgur Palas, Feruz Ertürer’in uzun soluklu fotoğraf üretimini bir araya getiren “Baktığı Yerde Başka Bir Dünya” sergisine ev sahipliği yapıyor. Magnum Photos sergisinden sonra (çok beğendiğimiz bir sergiydi tekrar bizi başka bir fotoğraf sergisiyle karşılıyor.
Küratörlüğünü Murat Gür’ün üstlendiği “Baktığı Yerde Başka Bir Dünya”, sanatçının 75 yılı aşan fotoğrafçılık hayatından seçilen fotoğraflar aracılığıyla hem kişisel bir hafızayı hem de Türkiye’nin geçmişini, sosyal ve kültürel dokusunu görünür kılıyor. Şenliklerden sokaklara, çocuklardan kent manzaralarına uzanan bu geniş sergi, Ertürer’in sabırlı ve dikkatli bakışının izini sürüyor.
Sergide ilk bölümde sanatçının üretim sürecine odaklanarak fotoğrafçı bir aileye sahip olduğu için aile arşivleri, kişisel belgeler ve karanlık oda ekipmanları gibi unsurlarla arka planı, tekniği ve yapım sürecini görünür kılarken; ikinci bölümde farklı dönem ve temalardan seçilen fotoğrafları bir araya getiriyor. Sakarya’dan İstanbul’a uzanan fotoğraf arşivi, hem belgesel niteliği taşıyan kareleri hem de daha deneysel yaklaşımları bir arada sunuyor.
16 Ağustos 2026 tarihine kadar pazartesi hariç her gün 10.00 – 19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
Bir Sanatçı (LOST İş birliğiyle)

“Sanatsal üretimim, disiplinlerarası bir yaklaşım üzerine kurulu; resim, yazı, müzik ve sesi bir araya getirerek kendime ait bir anlatım dili oluşturuyorum. İnsandan, insan psikolojisinden ve gündelik problemlerden etkileniyorum. Hepimizin yakından tanıdığı duyguları en basit hâliyle soyutlaştırmaya çalışıyor, “daha çok sormak” üzerine kurulu bir üretim dili benimsiyorum. Duygular, klişeler, anlayabilmek en büyük takıntım ve bu şekilde insana dokunabilmek.
Yazmakla çizmenin tanımını geliştirmeye çalışırken “günlükçülüğü” imaj olarak kullanıyor; kâğıt ve canvas gibi malzemelerin yanı sıra müzik enstrümanlarını da aracım hâline getiriyorum. Bana göre bir iş yapmak, süreci ve sonucu ile nereden geldiğimiz üzerine düşünmenin yeri, zamanı ve mekânıdır. Bu noktada, duygularla oynayarak oluşturduğum süreç, izleyiciyi kimliğin geçiciliği, sevme ve sevilme biçimleri üzerine düşünmeye davet eden bir oyun alanına dönüşüyor.
Bu bağlamda “Su Yolunu Buldu Mu?” adlı çalışmam, ekolojiyle kurduğum bağı görünür kılma çabasıdır. Müsilaj krizini yalnızca çevre sorunu değil, kolektif bir yas ve varoluşsal boşluk olarak ele aldım. Harita metaforuyla kıyı çizgilerinin değişimini ve suyun hafızasını araştırdım; kolaj, el yazısı ve çizimlerle bireysel deneyimi ekolojiyle buluşturan bir günlük yarattım. Belki de asıl mesele, suyun yeniden yolunu bulmasından ziyade; bizim onun izini içimizde sürmeyi öğrenmemizdir.
Bu çalışma, soyutlamayı hem bir savunma hem de bir hatırlama biçimi olarak kullanma çabamın yansımasıdır. Kayıp karşısında şekillenen bu dil, hem duyguları korur hem de görünür kılar. “Su Yolunu Buldu Mu?” tam da bu ikilikte, yani unutma ile hatırlama, mesafe ile yakınlık arasında bir yerde konumlanıyor. Ve belki de sorulması gereken asıl soru şudur: Soyutlama bir savunma mıydı, yoksa hatırlamanın izini sürmek için geliştirdiğimiz bir yol mu?”
Şehirlerde Bu Hafta
- Temenos: İç Deniz, Zeyrek Çinili Hamam, 17 Nisan - 30 Ağustos (İstanbul)
- Nereye Düşeceğini Bilmiyorum, Galerist, 10 Mart - 18 Nisan (İstanbul)
- The Art of Photography, ArtRedCo, 26 Mart - 7 Nisan (İstanbul)
- Suyun Kıyısında | Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı, Pera Müzesi, 5 Mart - 23 Ağustos 2026 (İstanbul)
- Baktığı Yerde Başka Bir Dünya | Feruz Ertürer, Bulgur Palas, 13 Şubat - 16 Ağustos (İstanbul)
- Dışarı çıkmak istiyorsan, içeri gir | Özlem Günyol & Mustafa Kunt, Dirimart, 5 Mart - 11 Nisan (İstanbul)
- Wild Tales | Ece Ağırtmış, Pilot Galeri, 3 Mart - 4 Nisan (İstanbul)
- Işığın Sesi | Ani Çelik Arevyan, CerModern, 7 Mart - 26 Nisan (Ankara)
- İskele Sergileri | Sonsuz Bağlantılar - Vahap Avşar, Karşıyaka Vapur İskelesi, 13 Mart - 30 Haziran (İzmir)
- Ferahfeza, Odunpazarı Modern Müze (OMM), 29 Kasım 2025—13 Eylül 2026 (Eskişehir)
- Yeniden Başla, Eldem Sanat Alanı, 28 Mart - 7 Haziran (Eskişehir)
- Alâka dairedeki ayrı noktalardır*, İMALAT-HANE, 14 Mart - 23 Mayıs (Bursa)


