Favor
Haftalık Bülten #16

Haftalık Bülten #16

Meşher'in Seyahat Sanatı, Louvre'dan Çalınan Eserler, Ege Safi, The Metropolitan Museum of Art'ın Sergisi, Gus, Londra'nın Birinciliği

Favor · 29 Temmuz 2026 · Bülten

Paylaş

Favor’un haftalık sanat bültenine hoş geldin!

Yavaş yavaş yazın sonlarına yaklaşmamız ile birlikte eylül ayını ve yeni sezonu bizler de sizler kadar sabırsızlıkla bekliyoruz. Güneşin etkisini tüm gücüyle hissettiğimiz bu günlerde bültene vermiş olduğumuz kısa bir aradan sonra devam ediyoruz. Soğuk kahveniz de hazırsa sizi küçük bir sanat molasına çıkarıyoruz.

Bu sayımızda, sizler için Meşher’in Seyahat Sanatı sergisinden Ege Safi’nin sanat yaklaşımına kadar birçok noktaya odaklandık.

İyi okumalar dileriz.

- Favor Ekibi

Kuşbakışı

  • 2025 yılında Louvre Müzesi’nden yaklaşık 88 milyon avro değerindeki Fransız Kraliyet Mücevherleri’ni çalmakla suçlanan iki şüpheli, aylar sonra verdikleri ifadede kimliğini açıklamadıkları “gizemli bir sponsor” tarafından işe alındıklarını öne sürdü. Ancak Fransız polisi bu iddiaya şüpheyle yaklaşıyor; soruşturmada dört şüphelinin dışında başka bir kişiyi işaret eden somut delil bulunamadı. Hâlâ kayıp olan mücevherlerin parçalanarak karaborsada satılmış olabileceğinden endişe ediliyor. Okumak için.
  • The Metropolitan Museum of Art, oryantalizmi doğrudan odağına alan ilk kapsamlı sergisi **“Orientalism: Between Fact and Fantasy”**yi ziyaretçilere açtı. 28 Şubat 2027’ye kadar görülebilecek sergi, yaklaşık 180 eseri bir araya getirerek 19. yüzyılda Batı’nın Doğu’yu nasıl temsil ettiğini; resim, fotoğraf, tekstil, seramik ve mimari gibi farklı disiplinler üzerinden inceliyor. Serginin dikkat çeken bölümlerinden biri de Osman Hamdi Bey’e ayrıldı. Okumak için.
  • Avrupa Komisyonu, Rusya’nın 2026 Venedik Bienali’ne katılımı nedeniyle Bienal’e sağlanan 2 milyon avroluk AB hibesini askıya aldı. Komisyon, Avrupa vergi mükelleflerinin finanse ettiği kültür projelerinin demokratik değerleri, ifade özgürlüğünü ve çeşitliliği desteklemesi gerektiğini, ancak günümüz Rusya’sının bu değerlere uymadığını belirtti. Okumak için.
  • Uzun süredir yapımı beklenen Guggenheim Abu Dhabi, 11 Aralık 2026’da Saadiyat Adası’nda kapılarını açacak. Mimar Frank Gehry tarafından tasarlanan müze, New York, Bilbao ve Venedik’teki Guggenheim müzeleri arasında en büyük şube olacak. Modern ve çağdaş sanata odaklanan müze, özellikle Batı Asya, Kuzey Afrika ve Güney Asya sanatına ağırlık verecek. Okumak için.
  • Dünyanın şimdiye kadar bulunan en büyük ve en eksiksiz Tyrannosaurus rex iskeletlerinden biri olan “Gus”, New York’ta Sotheby’s müzayedesinde 50 milyon dolara satılarak bir dinozor fosili için yeni satış rekoru kırdı. Yaklaşık 67 milyon yıllık fosil, ön satış tahmini olan 20–30 milyon doların çok üzerine çıkarak alıcı buldu. Son yıllarda dinozor fosillerine yönelik özel koleksiyoner ilgisinin hızla artması, bilim insanlarını endişelendiriyor. Okumak için.
  • Manhattan Belediye Başkanı Brad Hoylman-Sigal, 50 milyon dolarlık ihtiyari bütçesinin tamamını kültür ve sanat projelerine ayırdığını açıkladı. Donald Trump yönetiminin sanata yönelik federal fonlarda kesintiye gitme planlarına tepki olarak alınan karar kapsamında, 55 kültür kurumu ve 28 eğitim kurumu desteklenecek. Okumak için.
  • İngiltere’nin Bristol Müzesi‘nde geçen yıl gerçekleşen ve 600’den fazla eserin çalındığı yüksek değerli hırsızlıkla ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. 41 yaşındaki Dean Hall, çalıntı malları bulundurmak suçlamasıyla yargılanacak. Polis, soruşturmanın sürdüğünü ve olayla bağlantılı diğer şüphelilerin belirlenmesi için çalışmaların devam ettiğini açıkladı. Okumak için.
  • Louvre Müzesi’nin Apollo Galerisi, geçen sonbaharda yaşanan ve 102 milyon dolar değerindeki Fransız Kraliyet Mücevherleri soygununun ardından 22 Temmuz’da yeniden ziyarete açılıyor. Ancak çalınan mücevherlerin büyük bölümü hâlâ kayıp olduğu için galeri artık boş vitrinlerle ziyaretçileri karşılayacak. Okumak için.
  • Time Out‘un 24 binden fazla kişinin katılımıyla hazırladığı 2026 araştırmasına göre Londra, sanat galerileri açısından dünyanın en iyi şehri seçildi. Listede Londra’yı Paris ve New York takip etti. Londra ayrıca müzeler kategorisinde de Paris ve Madrid’in ardından üçüncü sırada yer aldı. Okumak için.

Bir Sergi

Seyahat Sanatı, Meşher
Seyahat Sanatı, Meşher

Her ne kadar bugün seyahat denince akla ilk olarak tatil gelse de, yolculuk yüzyıllar boyunca insanların keşfetmekten öğrenmeye, ibadetten ticarete, savaştan diplomatik görevlere kadar pek çok farklı amaçla çıktığı dönüştürücü bir deneyimdi. Seyahat, yalnızca yeni coğrafyalar görmek değil; farklı kültürlerle karşılaşmak, bilgi edinmek ve dünyayı anlamlandırmanın en önemli yollarından biriydi.

Bugün bu yolculukların bıraktığı izler, Meşher’in “Seyahat Sanatı” sergisinde bir araya geliyor. Sergi, yüzyıllar boyunca Osmanlı coğrafyasına yapılan seyahatleri ve bu yolculukların sanata, edebiyata ve görsel kültüre nasıl yansıdığını çok katmanlı bir anlatıyla ele alıyor. Bu anlatıya seyahatnameler, tablolar, gravürler, haritalar, kostüm albümleri ve Osmanlı coğrafyasından getirilen çeşitli objeler eşlik ediyor. Her eser, yalnızca bir dönemin estetik anlayışını değil, aynı zamanda gezginlerin meraklarını, önyargılarını, gözlemlerini ve karşılaşmalarını da görünür kılıyor. Sergi, 15. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın başına kadar Osmanlı topraklarına yapılan yolculukları inceliyor. Ancak bunu kronolojik bir tarih anlatısı yerine, insanların neden seyahat ettiğine odaklanan tematik bir kurguyla yapıyor. Keşif, ticaret, diplomasi, bilimsel araştırmalar ve hac yolculukları gibi farklı motivasyonlar üzerinden şekillenen bu yaklaşım, ziyaretçiye seyahatin çok yönlü doğasını gösteriyor. Tüm bu eserler bir araya geldiğinde, farklı kültürlerden insanların yüzyıllar boyunca dünyayı nasıl gördüğüne, nasıl tanımladığına ve birbirlerini nasıl algıladığına tanıklık ediyoruz. Böylece sergi, yalnızca geçmişe değil, kültürlerarası etkileşimin günümüze uzanan izlerine de ışık tutuyor.

Serginin dikkat çeken bölümlerinden biri de “Turquerie”. Bu bölüm, 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da Osmanlı kültürüne duyulan yoğun ilginin resimlere, modaya, dekorasyona, maskeli balolara ve gündelik yaşama nasıl yansıdığını inceliyor. Osmanlı imgelerinin Avrupa’da nasıl yeniden üretildiğini ve zaman zaman hayranlık ile egzotizm arasında şekillenen bu kültürel etkileşimi gözler önüne seriyor.

Bir diğer bölüm ise “Merak Kabineleri”. Seyahatlerden getirilen egzotik bitkiler, doğal örnekler, ilginç nesneler ve nadir eserlerden oluşan bu koleksiyonlar, erken modern dönemin dünyayı tanıma, sınıflandırma ve bilgiyi bir araya getirme arzusunu yansıtıyor. Aynı zamanda günümüz müzelerinin temelini oluşturan koleksiyon anlayışının ilk örnekleri arasında kabul ediliyor.

“Seyahat Sanatı”, yolculuğun yalnızca bir noktadan diğerine gitmekten ibaret olmadığını; bilgi, kültür, merak ve karşılaşmalar üzerinden şekillenen dönüştürücü bir deneyim olduğunu hatırlatıyor. Eğer siz de bu çok katmanlı anlatıyı keşfetmek isterseniz, sergiyi 23 Mayıs 2027 tarihine kadar Meşher’de ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

Bir Sanatçı (LOST İş birliğiyle)

Ege Safi
Ege Safi

benim yegane yükümlülüğüm, bilinç dışı dediğim okyanusta rastlayabildiklerimi esere aktarmak

Egom, işlerimi “ben”im ürettiğime, fikirlerin kaynağının “ben”den süregeldiğine inandırmak istiyor beni. Fakat bir işimi tasvir etmek mecburiyetinde kalınca “benim” dediğim imge, her ne kadar benden çıkmış hissettirse de içeriğine açıklık getirmekte rastgele bir gözlemciymişim gibi zorlanıyorum. Bunun, araya giren zamanın işimle olan bağımı koparmasından çok, yapım sürecinde irademin çok küçük bir yer kaplamasından kaynaklandığına inanıyorum. Benim yegane yükümlülüğüm, bilinç dışı dediğim okyanusta rastlayabildiklerimi esere aktarmak, ve içimde benden bağımsız yüzen soyutlukları somut bir düzleme dökebilmek.

Sahte İkona olarak isimlendirdiğim serim için de aynı hikaye geçerli. Modelimin fotoğrafları üzerinde aylarca yaptığım deneme-yanılma, bilinç dışımı harekete geçirmekten başka bir şey uğruna değildi. İlhama inanmak için ilhamsızken de denemek gerektiğini, isteğin isteği doğurduğunu, yaratım için iradenin tüm sürece hükmetmektense kendini kendinden büyük kuvvetlere bırakabilmesi gerektiğini öğrendim. Ne anlatmaya çalıştığımı, daha doğrusu bilinç dışımın ne anlatıyor olabileceğini ise görsellerimi ancak bir yabancı gibi analiz ederek çözümledim…”

-Ege Safi

Şehirlerde Bu Hafta

FavorMag Bülten

Yeni içerikleri e-postana gönderelim.

Söyleşiler, sergi seçkileri ve FavorMag bültenlerinden haberdar ol.

Diğer yazılar

  1. Bülten

    Haftalık Bülten #20

    Haftalık sanat ve kültür gündemi: Karahantepe'nin Yeni Keşfi, Yayoi Kusama'nın Ölümü, Parthenon Mermerleri, İrem Yalçın.

  2. Özel Söyleşi

    Normal ve Farklı Olan Üzerine: Bilalcan Kara

    Bilalcan Kara ile kişisel hafıza, çocukluk ve toplumsal kimlik ekseninde şekillenen üretim pratiğini ve malzemeyle kurduğu ilişkiyi konuştuk.

  3. Bülten

    Haftalık Bülten #19

    Antonello da Messina ve Matisse’in Çalınan Eserleri, Emir Yasin Yağmurca, Sanatın Reality Versiyonu: The Big Deal

  4. Bülten

    Haftalık Bülten #18

    Guggenheim Müzesi’nin Yeni Sergisi, Daniela Budişteanu, Gagosian'ın Kararları, Londra'da Müze Giriş Ücreti Tartışmaları