Favor
Haftalık Bülten #13

Haftalık Bülten #13

David Hockney'in Vefatı, Lucian Freud’un Sue Tilley'si, Salt Beyoğlu: Barajdan Sızanlar, Bora Somunoğlu

Favor · 17 Haziran 2026 · Bülten

Paylaş

Favor’un haftalık sanat bültenine hoş geldin!

Bu sayımızda Salt Beyoğlu’nun 23 Ağustos’a kadar ziyarete açık olan güncel sergisi “Barajdan Sızanlar”dan Bora Somunoğlu’nun sanat yaklaşımına kadar birçok noktaya odaklanıyoruz. Posta kutunuza bir sanat kapsülü bırakıyoruz 💌

İyi okumalar,

Favor Ekibi

Kuşbakışı

  • David Hockney’nin 88 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından sanat dünyasından çok sayıda sanatçı, küratör ve müze yöneticisi onun mirasını anan mesajlar paylaştı. Birçok kişi Hockney’yi yalnızca büyük bir ressam değil, aynı zamanda farklı tekniklerde üretim yapabilen, sürekli yenilik arayan ve sanatın sınırlarını genişleten bir yaratıcı olarak tanımladı. Sanatçılar arasında özellikle onun cömertliği, renk kullanımındaki ustalığı ve aşkı, gündelik hayatı ve insan ilişkilerini yalın ama güçlü bir şekilde anlatabilme yeteneği öne çıkarıldı. Bazıları onu Picasso’dan sonraki en önemli desen ustalarından biri olarak nitelendirdi.Müzeler ve sanat kurumları ise Hockney’nin kariyeri boyunca fotoğraf kolajlarından dijital çizimlere, opera dekorlarından iPad çalışmalarına kadar pek çok farklı mecrada üretim yaptığını ve her zaman yeni görme biçimlerini araştırdığını vurguladı. Onun sanatının insanların dünyaya ve görüntülere bakış şeklini değiştirdiği ifade edildi. Detaylar için.
FavorMag görseli
  • Lucian Freud’un Sue Tilley’i çıplak ve uyurken resmettiği Sleeping by the Lion Carpet adlı tablo, 24 Haziran’da Sotheby’s müzayedesinde satışa çıkıyor ve 25 ila 35 milyon sterlin arasında alıcı bulması bekleniyor. Detaylar için.
  • Museum of Modern Art (MoMA), Hollandalı modernist ressam Piet Mondrian’ın New York’ta geçirdiği son yıllara ve özellikle boogie-woogie müziğinin sanatına etkisine odaklanan yeni bir sergi düzenleyeceğini açıkladı. Sergi, sanatçının 1940’ta New York’a taşınması ile 1944’teki ölümü arasında yaptığı veya tamamladığı yaklaşık 30 eseri bir araya getirecek. Küratörlere göre sergi, yalnızca Mondrian’ın son dönemini değil, aynı zamanda boogie-woogie müziğinin Amerika’nın güneyinden kuzeyine uzanan göç hikâyesini de ele alarak modernizmin kültürel ve toplumsal kökenlerine ışık tutacak. Detaylar için.
  • Geleneksel Asya antikalarına olan ilgi, özellikle genç koleksiyonerler arasında hızla artıyor. 2025 yılında bu kategorideki müzayede satışları yüzde 32’nin üzerinde büyürken, çağdaş sanat satışları geriledi. Uzmanlar, genç alıcıların antik eserleri yalnızca yatırım olarak değil, tarihsel ve kültürel değerleri nedeniyle tercih ettiğini belirtiyor. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin hızlandığı bir dönemde, dokunulabilen ve günlük hayatta kullanılabilen antik objelerin çekiciliğinin daha da artacağı düşünülüyor. Ancak özgünlük ve provenans gibi konular nedeniyle bu alanda koleksiyon yapmak hâlâ ciddi araştırma ve uzmanlık gerektiriyor. Detaylar için.
  • 2025 yılının Ocak ayında Hollanda’daki Drents Museum’a düzenlenen ve büyük yankı uyandıran hırsızlık olayında önemli bir gelişme yaşandı. Müzedeki “Dacia-Empire of Gold and Silver” sergisinden çalınan üç altın bilezik ile ünlü Coțofenești miğferinin çalınmasından sorumlu bulunan üç kişi, Hollanda mahkemesi tarafından 47’şer ay hapis cezasına çarptırıldı. Romanya Ulusal Tarih Müzesi’nden ödünç alınan eserlerin çalınması iki ülke arasında diplomatik gerilime yol açmış, Hollanda tarafı yaklaşık 5,7 milyon avro sigorta ödemesi yapmak zorunda kalmıştı Detaylar için.
  • National Galleries of Scotland, Edinburgh’in kuzeyindeki Granton bölgesinde kurulacak yeni sanat merkezi The Art Works için İskoç hükümetinden 56 milyon sterlinlik destek aldı. Yaz aylarında inşasına başlanacak olan proje, İskoçya’nın ulusal sanat koleksiyonundaki 130 binden fazla eseri halka açık ve ücretsiz şekilde erişilebilir kılmayı amaçlıyor. Detaylar için

Bir Sergi

Salt Beyoğlu’ndaki Barajdan Sızanlar Sergisi
Salt Beyoğlu’ndaki Barajdan Sızanlar Sergisi

Bazı sergiler yalnızca eserleri değil, yaşadığımız coğrafyaya bakış biçimimizi de yeniden düşünmeye davet ediyor.

Salt Beyoğlu’ndaki Barajdan Sızanlar tam da böyle bir sergi. Geçtiğimiz hafta sergiyi ziyaret etme fırsatımız oldu ve sergi dönüşünde bir süre, serginin bizi düşünmeye sevk ettiğini ve etkisinden kolay kolay çıkamadığımızı fark ettik. Doğu Akdeniz’den Körfez’e uzanan geniş bir coğrafyada üretilen işlerin bir araya geldiği sergi, toprağın, suyun ve altyapının yalnızca fiziksel unsurlar olmadığını; aynı zamanda hafızayı, aidiyeti ve birlikte yaşama deneyimlerini şekillendirdiğini hatırlatıyor.

Sergi, yaşadığımız çevreye yalnızca fiziksel bir alan olarak değil, geçmişin izlerini taşıyan bir hafıza mekanı olarak bakmayı öneriyor. Barajlar, petrol kuyuları, enerji hatları ve iletişim ağları gibi insan eliyle kurulan yapılar gündelik hayatımızın bir parçası olsa da, bu yapılar aynı zamanda yaşadığımız coğrafyaları ve toplumsal ilişkileri de dönüştürüyor. Bunun yanında nehirler, çöller, sokaklar ve terk edilmiş yapılar da geçmişe dair hikâyeleri taşımaya devam ediyor. Sergi, hafızanın yalnızca kitaplarda, arşivlerde veya resmi kayıtlarda değil, yaşadığımız mekanların içinde de saklı olduğunu gösteriyor.

Bir araya gelen sanatçılar farklı coğrafyalardan yola çıksalar da benzer sorular soruyor: Bir yerin hafızası nasıl korunur? İnsanlar yaşadıkları yerlerden ayrıldıklarında yanlarında ne taşırlar? Büyük dönüşümler ve siyasi kararlar gündelik hayatı nasıl etkiler? Video, fotoğraf, yerleştirme ve araştırma temelli çalışmalar aracılığıyla bu soruların izini sürerken göç, aidiyet, çevresel değişim ve kolektif hafıza gibi temalar öne çıkıyor.

Sergide kimi zaman enerji politikalarının değiştirdiği çöl manzaralarıyla, kimi zaman artık var olmayan yerleşimlerin geride bıraktığı izlerle karşılaşıyoruz. Bazı işler geçmişte yaşanmış olayların bugüne nasıl yansıdığını araştırırken, bazıları da insanların belleğinde yaşamaya devam eden mekanlara odaklanıyor. Farklı hikâyeler bir araya geldikçe, birbirinden uzak görünen coğrafyalar arasında beklenmedik bağlar kuruluyor.

Barajdan Sızanlar, ilk bakışta görünmeyen katmanları ortaya çıkaran bir sergi. İçinde yaşadığımız coğrafyanın yalnızca bir arka plan olmadığını; anıları, mücadeleleri ve ortak deneyimleri taşıyan canlı bir yapı olduğunu hatırlatıyor.

Sergiyi mutlaka ziyaret etmenizi öneriyoruz. Barajdan Sızanlar’ı 23 Ağustos’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

Bir Sanatçı (LOST İş birliğiyle)

Bora Somunoğlu
Bora Somunoğlu

“Mass Cloud, merkezde yoğunlaşan bir formun yüzeyinden parçalanarak çözülmeye başladığı anı ele alır; kütle bir yapı kurmaya çalışırken, iç gerilim dışa doğru küçük parçacıklar halinde yayılır. Işık formun etrafında dolaşarak sınırlarını belirsizleştirir, renkler yüzeyden taşarak hacmi dağıtır ve katı gibi görünen yapı aslında sürekli değişen, kararsız bir eşik haline gelir. Bu iş, oluşum ile dağılma arasındaki kısa ve kararsız durumu temsil eder; görülen şey sabit bir nesne değil, kendi bütünlüğünü kaybederek yeniden tanımlanan bir süreçtir.”

-Bora Somunoğlu

Şehirlerde Bu Hafta

FavorMag Bülten

Yeni içerikleri e-postana gönderelim.

Söyleşiler, sergi seçkileri ve FavorMag bültenlerinden haberdar ol.

Diğer yazılar

  1. Bülten

    Haftalık Bülten #20

    Haftalık sanat ve kültür gündemi: Karahantepe'nin Yeni Keşfi, Yayoi Kusama'nın Ölümü, Parthenon Mermerleri, İrem Yalçın.

  2. Özel Söyleşi

    Normal ve Farklı Olan Üzerine: Bilalcan Kara

    Bilalcan Kara ile kişisel hafıza, çocukluk ve toplumsal kimlik ekseninde şekillenen üretim pratiğini ve malzemeyle kurduğu ilişkiyi konuştuk.

  3. Bülten

    Haftalık Bülten #19

    Antonello da Messina ve Matisse’in Çalınan Eserleri, Emir Yasin Yağmurca, Sanatın Reality Versiyonu: The Big Deal

  4. Bülten

    Haftalık Bülten #18

    Guggenheim Müzesi’nin Yeni Sergisi, Daniela Budişteanu, Gagosian'ın Kararları, Londra'da Müze Giriş Ücreti Tartışmaları